29 Temmuz 2010 Perşembe

Essegin sahitliyi


EŞEĞİN ŞAHİTLİĞİ

Kütahya'nın Gedik Kazası'nda işlenen bir cinayet çok enteresan bir metodla çözüldü.

Katil olduğundan şüphelenilen, ancak sağlam delillere ulaşılamadığı için hakkında işlem
yapılmayan A.D. isimli şahıs, cinayeti soruşturan Jandarma Astsubayı tarafından hadisenin
görgü şahidi eşek ile yüzleştirildi.

Öldürülen şahsa ait olan eşek, katil zanlısı olan A.D. yanına getirilince çılgına döndü ve
sanığı ısırıp çifte atmaya çalıştı.

Bu denemeden sonra, bu defa katil zanlısının kıyafetlerinin aynısını giyen bir Jandarma
eri eşeğin yanına gitti. Ancak eşek Jandarma erine en küçük bir tepki dahi göstermedi.

Aynı deneme birkaç kişi ile defalarca tekrarlandı. Eşek sadece sanığa karşı hırçınlık
gösterdi. Eşeğin bu davranışı karşısında zor durumda kalan sanık, sonunda suçunu itiraf
etmek zorunda kaldı. Eşeğin davranışları, altı şahidin şahitliğinde tutanakla tespit edildi.

Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan sanık
hakkında karar Yargıtayca da onaylandı.

DEHSET BIR HIKAYE COK IBRETAMIZ

DEHŞETİN AKLAŞTIRDIĞI SAÇLAR

"Ölümünün bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim." Montaigne

Muğla'nın Milas ilçesinde yaşayan orta yaşlı bir adam, bir gece, hayatının akışını değiştiren dehşetli bir rüya görür.

Rüyasında adam kendi ölümünü görmüştür. Öldükten sonra, vücudu teneşirde yıkanmış, kefelenmiş ve mezara
defnedilmiştir.

Rüya çok net ve berraktır. Adam mezara konulup yapılan dualar ve okunan Kur'an-ı Kerim ile birlikte üzeri
topraklandıktan sonra kapkaranlık bir yerde yapayalnız kalır. Bir müddet sonra bulunduğu kabrin sağ tarafından
bir menfez açılır ve içeriye iki kişi girer. Bunlar kendilerinin kabirdeki sual melekleri olan "Münker ve Nekir"
olduğunu söylerler.

Bu melekler, adamı alıp bulunduğu menfezden geçirerek başka bir yere götürürler. Götürdükleri yerde adamın
önüne hemen bir terazi ve yanına da bir miktar üzüm koyarlar. O sırada karşıdan gelen bir adam belirir.
Münker ve Nekir, Milaslı bu çiftçiden, karşısındaki adama üzüm satmasını söylerler.

"Ölçtüğünüz zaman dürüst olun, tam ölçün.
doğru terazi ile tartın.
Bu hem ticaretiniz için daha hayırlı,
hem de akibet yönünden de daha güzeldir."
(Kur'an-ı Kerim, İsra 35)

Münker ve Nekir melekleri adamın sağ ve solunda muhafız gibi durarak satışa nezaret ederler.
Kendisinin alış-veriş sırasında tartıda çok az bir haksızlık yaptığını gören Melekler, onu hemen tezgâhın başından
aldıkları gibi çok büyük bir kapının yanına getirirler. Kapı, kale kapısı gibi çok büyüktür.
Kapının yanına gelir gelmez kapı kendiliğinden açılır.

Rüya sahibinin o anda gördüğü manzara çok korkunçtur. Kapının öbür tarafında müthiş bir yangın ve alevlerin
içerisinde cayır cayır yanan insanlar vardır. İnsanlar bir taraftan yanmakta, bir taraftan da vücutları
tazelenmektedir. Yanan insanların çıkardıkları canhıraş feryatları yürek dayanacak gibi değildir.

Münker ve Nekir melekleri, adama bu dehşetli manzarayı gösterdikten sonra tekrar bir meydanın ortasına
getirirler. Kendisine, biraz önce alışveriş sırasında işlediği suçun cezasının demin gördüğü gibi yanarak mı,
yoksa başka bir şekilde mi verilmesini istediğini sorarlar.

Adam, gördüğü o müthiş yangın manzarasındaki dehşetten ve bundan daha büyük bir ceza olamayacağı
düşüncesiyle ateşe razı olmayıp bir başka cezaya razı olduğunu söylemesi üzerine, birden bire vücudunda
yüzlerce derece bir hararetin başgösterdiğini bütün dehşetiyle hisseder.
Dayanılmaz bir ıstırap, çekilmesi mümkün olmayan acı ve azap başlamıştır. Adamcağız, çektiği acının tesiriyle
avazı çıktığı kadar feryad ve figan etmektedir.

(Rüyadan gerçek hayata, yani rüyayı gören adamın evine döndüğümüzde, adam hakikaten de avazı çıktığı
kadar bağırmakta, ortalığı ayağa kaldırmaktadır. Vakit gece yarısıdır. Adamın karısı ve bitişik odadaki iki
yetişken oğlu bu korkunç çığlıklara uyanırlar. Sesler mahalleyi de inlettiğinden konu-komşu pürtelaş adamın
evinde toplaşırlar. Adam ile hâlâ çığlık çığlığa feryada devam etmektedir.
Herkes uğraşmakta fakat adamcağız bir türlü uyandırılamamaktadır.)

Dönelim tekrar rüyaya... Adamın içine düşen yangından vücudu fokur fokur kaynamakta ve acı içinde
kıvranmaktadır. Çektiği acı tahammül sınırının çok ötesindedir.

Bir müddet geçtikten sonra, Münker ve Nekir'in işaretiyle ceza sona erdirilir ve adam çağrılarak şöyle denilir.

"İşte gördün ve anladın ki, dünyada yapılan ufacık bir hatanın, adaletsizliğin ahiretteki cezası bu.
Şimdi seni hayata, yaşadığın dünyaya iade ediyoruz. Bundan sonra hayatını bu gerçeğe göre tanzim et.
Katiyyen en küçük dahi olsa bir haksızlık, adaletsizlik yapma."

Bu müsaadeden sonra, adamcağız rüyasından gözleri yerinden fırlamış, beti benzi atmış, kan ter içinde uyanır.
Ama bundan da önemlisi, adamın yüzünde, etrafını çevreleyen mahalle halkını hayret ve şaşkınlık içinde bırakan
bir görüntü vardır. Siyah saçlı bu adamın bütün saçları, biraz önce rüyada gördüklerinin dehşetinden bir anda
bembeyaz olmuştur. Evet bembeyaz...

Milaslı bu adamı görüp hadiseyi nakledenlerin ifadesine göre, şimdi artık o, dehşetin aklaştırdığı saçlarıyla
hayatını kılı kırk yaracasına hassas yaşamakta, bundan sonraki menzili olan kabir aleminde kendisine faydası
olacak salih amellerin, güzel, hayırlı işlerin peşinden koşmaktadır.

Ecel basa gelince


ECEL GELİNCE BAŞA

"Kundak ile kefen arası kaç adım?" Gürbüz Azak

Sevim hanım, yaşadığı Anadolu kasabasında kaynak atölyesi bulunan 35 yaşındaki Harun Keleş ile
hayatını birleştirdi. İki yıl sonra dünyalar güzeli ilk kızları Canan, ardından da Ebru dünyaya geldi.

Çok Mutluydular.. Ta ki, Sevim hanımın başında ağrılar başlayıp, beyninde ur olduğu anlaşılana kadar...
Muayeneler, tetkikler, tahliller derken, Sevim hanımın tedavi için İstanbul'a gitmesine karar verildi.
Ve Sevim hanım Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde beyin ameliyatı oldu.

Sevim hanım bu ağır hastalıktan kurtulduğuna inanmıştı ki yeniden rahatsızlandı.
Kadını iyice muayene eden doktorlar bu kez, yaşaması için ilik naklinden başka çare olmadığını söylediler.

Kızlarından ilik nakli yapılması düşünüldü. Ancak tetkikler neticesinde dokuların uyuşmadığı görüldü.
Bunun üzerine doktorlar, "İstersen yeniden hamile kal. Doğacak çocuğun iliği uygun olabilir" dediler.

Bu arada bütün bu tedaviler sırasında Keleş Ailesi de varını yoğunu satmak zorunda kaldı.

Genç kadın bir müddet sonra tekrar hamile kaldı ve bu kez oğlu Halit'i dünyaya getirdi.
Minik Halit birkaç aylık olup ilik nakli yapılacak duruma gelince bu kez Sevim Hanım minik
bebeğinden nakil yaptırmak istemediğini belirtti.

Halit tek oğlu olduğu için, "Oğluma dokundurtmam. Ben öleyim ama ona birşey olmasın."
diyerek kararında direnen kadının hastalığı giderek ilerliyordu.

Sevim Hanım, yaşama umuduyla yine doktorlara gitti ve "Oğluma kıyamadım. Bir daha hamile kalsam,
ömrüm yeter mi? diye sordu. Olumlu cevap alınca yeniden hamile kaldı. Fakat kaderden kaçılmıyordu.
Sevim Hanım, yeni bebeğinin doğumuna beş ay kala 1.5 yaşındaki Halit'iyle fırına ekmek almaya
giderken ehliyetsiz bir sürücünün kullandığı kamyonetin çarpmasına maruz kaldı.

Kadıncağız ilik nakli için kıyamadığı biricik oğlu Halit'i can havliyle kenara fırlatmayı başardı fakat kendisi
bu trafik canavarından sorumsuzca kullandığı kamyonetle dokuz metre sürüklenerek karnındaki yaşam
umudu olan bebeği ile birlikte feci şekilde öldü
qeyd:beu hekaye IBRAHIM REFIQIN"HADISELERIN IBRET DILI" KITABINDAN GOTURULUB

16 Temmuz 2010 Cuma

sehv savunmanin bedeli

sehv SAVUNMANIN BEDELİ

"Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir." Kur'an-ı Kerim, Şura, 30

Portekiz'de 27 yaşındaki Sophie Lagoa ismindeki bir kadın sürücü, sarhoş bir vaziyette araba kullandığı
gerekçesiyle trafik polisleri tarafından yakalanarak mahkemeye sevkedilir.

Kadın, oldukça ağır olan bu trafik cezasından kurtulabilmek için sahasında çok iyi bir avukat olan Eduardo
Borja ile anlaşır. Avukat, bütün mesleki marifetlerini kullanarak bayan Sophie'yi ceza almaktan kurtarır.

Başına gelen musibetten ders alıp uslanmayan Sophie Lagoa, beraatini kutlamak için bir bara gidip sarhoş
oluncaya kadar içer. Daha sonra da yine sarhoş vaziyette direksiyonun başına geçer.

Ve o sarhoş kafayla yolda giderken bir vatandaşa çarparak onu yirmi metre kadar arabasıyla sürükler.
Perişan vaziyette hastaneye kaldırılan adam bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayarak ölür.

Bayan Sophie Lagoa, hapishanenin yolunu tuttuktan günler sonra, arabasıyla çarparak ölümüne sebep
olduğu adamın, kendisini sarhoş araba kullandığı gerekçesiyle ceza almaktan kurtaran avukat Eduardo
Borja olduğunu öğrenecektir.
qeyd:bu hekaye ibrahim refiqiqn "hadiselerin ibret dili"kitabindan goturulub

11 Temmuz 2010 Pazar

titianic niye batti?


TEKNOLOJİ HARİKASI TİTANİC

"Allah'ın size lutfettiği şeylerle şımarmayınız.
Çünkü Allah, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez." Kur'an-ı Kerim, Hadid, 237

Tarihler 1912 Nisan'ını gösterdiğinde, İngiltere'nin Southampton Limanı'ndan New York istikametine bir gemi hareket etti.

17 bin kişinin emeği ile inşa edilen bu yolcu gemisi zamanın en büyük gemisiydi. Gemiyi yapan mühendisler bu geminin asla batırılımayacağını iddia ediyorlardı. Herkese, her şeye meydan okuyorlardı. Kendilerine o kadar güveniyorlar ve kendileri ile o kadar gurur duyuyorlardı ki, geminin ismini bile Yunan mitolojisindeki bir "tabrı"!
ismi vermişlerdi; Titanic! (yunan mitolojisine göre yer tanrısı Gaia ile gök tanrısı Uranos'un birleşmeleri sonucunda altısı dişi, altısı erkek olmak üzere on iki Titan doğduğu söylenir.)

Geminin kaptanı Smith daha da ileri giderek, haşa "Tanrı bile bu gemiyi batıramaz." deme cür'etini gösteriyordu.

Gemi inşa edilirken her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü. İçinde, Paris'in ünlü kafelerinin bir benzeri
olan Cafe de Parisien de vardı, bir Türk hamamı da... Çölde geziniyor izlenimi edinmek isteyenler için elektrikli düğmesine basınca yürüyen deve de vardı, Lyon usulü pişirilmiş tavuk da...

Mühendislere göre, her şeyden önce bu muhteşem teknoloji harikasının tabanı birbirinden bağımsız kompartımanlardan meydana gelmişti. Herhangi bir sebeple gemi alttan bir darbe aldığında, sadece darbeyi alan bölüm su dolacaktı. En kötü ihtimal olan iki geminin çarpışması durumunda dahi kompartımanların bir kısmı su alacak, bu durumda da geminin batması en az üç gün sürecekti. Bu kadar uzun zamanda da mutlaka bir yerden kurtarma için yardım geleckti. Üstelik dünyanın en kaliteli çeliği bu gemi için kullanılmıştı.

Mühendisler, geminin önden veya arkadan darbe alacağını hesaplamıştı. Halbuki yan unutmuşlardı.

"Azap onlara ummadıkları yerden gelmişti." (Nahl Suresi, 26)

Titanic, soğuk bir Nisan akşamı New Foundland açıklarında gece karanlığında yol alıyordu.
Karşılarına bir buzdağı çıkmıştı.

Eğer nöbet tutan gözcüler buzdağını farketmeden buzdağına çarpsaydı, gemi önden hasar alacak ve sadece ön tarafındaki kompartıman suyla dolacaktı. Böylece Titanic, batmamış olacaktı. Fakat buzdağı görüldüğü ve son bir umutla manevra yapıldı. Dünyanın en büyük gemisi kendini kurtaramadı ve buzdağı geminin yan tarafını baştan sona kadar bir bıçak gibi kesti. Bir değil bütün kompartımanlar su ile doldu ve batmaz denilen teknoloji devi Titanic, içindekilerin eğlence çığlıkları ölüm haykırışlarına dönüşerek sulara gömüldü.

Evet, üç günde batmaz denilen Titanic, üç saat içinde okyanusun üç bin metre derinliğine gömülüverdi.
Tarih yine tekerrür etmiş, insanoğlu putlaştırdığı şeylerle cezalandırılmıştı.

1992 yılında su altına 20 saatten fazla inceleme yapan Kanadalı uzmanlar, Titanic'in buzdağına çarpan kısmında yaptıkları incelemelerde çok enteresan noktalar yakaladı. Buzdağı, geminin o kısmına öyle kritik bir açıdan
çarpmıştı ki, o açının biraz daha az veya fazla olması halinde kaza çok daha az zararla atlatılabilecekti.

Evet, Nemrutça ve Firavunca davranış ve tutumlar, şımarıkça söylenen sözler gayretullaha dokunur,
karşılığı da ağır olur.

Her şeyin ve herkesin üzerindeki Yüce Kudret'iunutan ve O'nun izzetini rencide edenler, ismiyle olduğu kadar,
kendisine ait iddialarla da tabiata, denize ve hatta İlahi Kudret'e savaş açanların yaptıkları "batması imkansız"
denilen bu dev gemi, O sonsuz Kudret, Sahibi üç saat içinde sulara gömülüverdi.

"İşte insan dahi Hâlıkının rahmetini inkar vehikmetini ittiham edecek bir tarzda küfran-ı nimet suretinde karun gibi:
'Ben kendi ilmimle, kendi iktidarımla kazandım" dese, elbette sille-i azaba kendini müstahak eder. Demek ki şu
meşhud saltanat-ı insaniyyet ve terakkiyat-ı beşerriye ve kemalât-ı medeniyet; celb ile değil, galebe ile değil,
cidâl ile değil, belki ona onun za'fı için teshir (hizmetkâr) edilmiş, onun aczi için ona muavenet edilmiş, onun farkı
için ona ihsan edilmiş, onun cehil için ona ilham edilmiş, onun ihtiyacı için ona ikram edilmiş. Ve o saltanatın
sebebi, kuvvet ve iktidar-ı ilmi değil, belki şefkat ve re'fet'-i Rabbaniye ve rahmet ve hikmet-i İlâhiyyedir ki;
eşyayı ona teshir etmiştir." Bediüzzaman

Titanic bu macerayı yaşarken Allah (cc) kendisine sığınanların,
O'na açılan elleri bir umut çığlığı olarak görenlerin dualarını boş çevirmiyordu.

1912 yılının bir Nisan akşamı Bayan Gracie, içinde büyük bir sıkıntı hissederek erkenden yattı.
Bir türlü uyuyamıyor, yatağında mütemadiyen dönüp duruyordu. Bu sırada birşey almak için baş
ucundaki masaya uzandı. Fakat birden masanın üzerindeki dua kitabı yere düştü.

Yerde, kitabın denizde ölüm tehlikesi geçirenlerin selameti için okunan duaya ait sayfası açılmıştı.
Bayan Gracie derhal, o sırada meşhur Titanic gemisinde seyahat etmekte olan kocasını hatırladı.
Kocasının selameti için uzun uzun dua etti ve daha sonra içi rahatlayarak uyudu.

Ertesi gün dev Titanic gemisinin battığı haberini gazetelerden öğrendi.
Titanic bir buz dağına çarparak batmıştı. Kocası emekli albay Gracie döndükten sonra mesele anlaşıldı.

Albay Gracie, gemi batmaya başlayınca önce kadınların ve çocukların,
kurtarma sandallarına yerleştirilmesine yardım etti. Sonra da bir köşeye çekilip Allah'a duaya başladı.

Vapur iyice sulara gömülmeye başlayınca kendisini kurtarabilmek için bütün gayretiyle çabaladı ve
suyun yüzüne çıkarak yakınında bulunan yarı batmış bir sandala tutunmaya muvaffak oldu.
Karısının evde rahatsızlanıp duaya başladığı zaman, Albay da diğer yolcularla birlikte bir kurtarma
motoru tarafından kurtarılmış bulunuyordu.

daha fazla bilgi için buraya tıklayın.isminiz ve email adresinizi girin

8 Temmuz 2010 Perşembe

Koscieny Arsenalda


Ingiltere prmyer liqa klublarindan Arsenal Fransa liqasi klublarindan Lorienin fransiz mudafiecisi Laurent Koscieny ile muqavile imzaladi.Arsenalin bas mesqcisi Arsen Wenger bu mudafiecnin kluba cox yararli olacagini bildirdi

Ispaniya 1-almaniya 0

6 Temmuz 2010 Salı

teze futbol xeberleri

Hasan Kabze monpelyeye transfer oldu.Kecen il Rubin kazanda forma geyinen turkiyeli futbolcu Hasan kabze Monpelyeye transfer oldu.Hasan kabze 3 illik muqavile imzalandi
Yuventus udinezenin mudafiecisi Marco Mottani kiraladi.Yuventus bu oyuncunu almaq istese 3,750 min avro vermelidir
Napoli turk esilli Udinezenin futbolcusu Gokhan Inleri transfer etmek isteyir .Isvecre milli komandasinda oynayan turk esilli futbolcu ucun Napoli 11 milyon avronu gozden cixarib

gozel bir beste

men senin esqinle yanirdim axi

seni ozume ten sanirdim axi

senli gunlerimi anirdim axi

ne bileydim axi men ne bileydim ne bilydim


bu sevgi negmesi bitecek 1 gun

senin ureyinden kocecek 1 gun

konlun basqasini sececek 1 gun

bilseydim hec seni severdimmi men?


qelbde sevgin senin yasayiram men

meni vurdun niye, ureyimden sen?

omrume dusdu yar dusdu duman cen
indi mende uzaq qalmisam senden

ne bileydim axi men ne biledim


bu sevgi negmesi bitecek 1gun

senin ureyinden kocecek 1 gun

qelbin basqasini sececek 1 gun

bilseydim hec seni severdimmi men?

eger her hansi 1 oxucunun musiqici tanisi varsa ve bu mahnini oz repertuarnda isteyirse men oz mahnilarimi stmiram pulsuz verirem sadece soz mahnilarin sozlerine soz-ibrahim yazsa mene bes eder mene pul lazim deyil sadece evvelceden menim mailime menecment@inbox.ru a yazib desin

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Diego forlan atletikoda qaldi


Adi bir cox klubla transfer xeberlerine cixan Diego Forlan Atletiko klubunda qaldi.31 yasli hucumcu verdiyi aciqlamada Atletikoda oynmaqdan zovq aldigini ve Atletikoda oynmaq istediyini aciqladi.Forlan kecen sezon 33 la liqa oyununda 18 qola imza atmisdi.Klubu ile muqavilesi 2013 e qeder olan Forlan kecen il klubunun Avro liqani qazanmasinda vacib rola malik idi

Yarim final hakimleri aciqlandi


Fifa dunya kuboku yarim final oyununu idare edecek hakimlerin adlarini aciqlayib.Fifanin aciqlamasina gore Uruqvvay-hollandiya oyununu ozbek hakim Rovsan imratov idare edecek.Bu Irmatovun dunya kubokunda idare etdiyi 5 ci oyun olacaq.O bu vaxta qeder Car-meksika İngiltere-elcezair, Argentina-Yunanistan,Argentina-almaniya komandalarinin oyununu idare etmisdi.
Ispaniya-almaniya oyununu ise macaristanli referi victor kassay idare edecek.Xatirladaq ki bu kassain dunya kubokunda idare etdiyi sayca 4 cu oyun olacaq.O bu vaxta qeder Uruqvay-meksika ,simali koreya-braziliya,abd-qana oyunlarini idare etmisdi.

Bakiya yeni futbolcu

Almaniyada təlim-məşq toplanışında olan “Bakı”nın düşərgəsinə daha bir futbolçu qoşulub. klubun rəsmi saytına istinadən verdiyimiz məlumata görə, Son 3 ildə ikinci bundesliqa təmsilçisi “Osnabryuk”un şərəfini qoruyan 25 yaşlı dayaq yarımmüdafiəçisi Henning Grieneise komandada baxışdadır. Henningin bu gün “Bakı”nın ikinci bundesliqa təmsilçisi “Koblents”lə yoxlama oyununda (2:2) əsas heyətdə meydana çıxıb.

Cannavaro'nun bas mesqcisi O'Leary

İtalyanların mehsur mudafie oyuncusu Cannavaro transferiyle adından söz etdiren Dubai'nin El Ahli klubunu yeni bas mesqcisi İrlandalı David O'Leary oldu.
İtalyan savunma oyuncusu Fabio Cannavaro'yu transfer eden Dubai'nin El Ahli kulübünün teknik direktörlüğüne İrlandalı David O'Leary getirildi.

Kulübün Sportif Direktörü Mark Bell, yaptığı açıklamada O'Leary ile sözleşme imzaladıklarını ve ayrıntıların daha sonra basına duyurulacağını belirtti.

O'Leary daha önce İngiltere'de Leeds United ve Aston Villa takımlarını çalıştırmıştı.

El Ahli Kulübü, geçen ay Serie A takımı Juventus'ta forma giyen İtalya Milli Takımı'nın kaptanı Cannavaro ile 2 yıllık sözleşme imzalamıştı
qeyd:xeber ntvspor.net saytindan goturulub

4 Temmuz 2010 Pazar

Ronaldo ata oldu


Ronaldo ata oldu, uşağının anasının kim olduğunu gizli saxladı.
Portuqaliya yığmasının və İspaniya “Real”ının ulduz futbolçusu Kriştiano Ronaldo ata olub. Qol.Az-ın məlumatına görə, bu haqda dünyanın ən bahalı oyunçusu özü məlumat verib. Lakin o, uşağın anasının kimliyi barədə heç bir açıqlama vermək istəməyib.
Ronaldonun dünən gecə verdiyi həmin açıqlama ilə sizi də tanış edirik: “Bir uşağın atası olmaq həqiqətən inanılmaz bir duyğu. Uşağın anasıyla əldə etdiyimiz razılaşmaya görə, övladımız kimdə qalır-qalsın, mənim nəzarətim altında böyüyəcək. Ancaq uşağın anası adının açıqlanmasını istəmir. Buna görə də əlavə məlumat verməyəcəm. Hər kəsdən həm mənim, həm övladımın, həm də uşağın anasının mövqeyinə hörmətlə yanaşmasını istəyirəm”.

menbe:qol.az

son futbol xeberleri

en son futbol xeberleri
Kardemir Karabükspor, Gaziantepspor'un Kamerunlu defans oyuncusu Armand Deumi Tchani'yi transfer etdi.
Fenerbahcenin gundeminde qrafite var.
Besiktas neftci ile 1-1 beraber qaldi
Ispaniya paraqvayi 1-0 meglub etdi.Qolu 83 deqiqede david vilya vurdu

dunyanin en guclu klublari ayliq reytinq

1.2inter-297 xal
1.2.barselona-297 xal
3.bavariya-257 xal
25.qalatasaray-200
30-fenerbahce-193.5
xatirladaq ki birinci yeri barselona ve inter bolusur

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Cha Du-Ri Celtic'de


Cenubi Koreyali Cha du ri Celtic ile anlasdi.Sotlandiya premyer liqa komandalarindan Celtic Cha du ri ile 2 illik muqavile imzaladi.Freyburqla muqavilesi biten 29 yasindaki futbolcu 2-1 meglub olduqlari Uruqvay oyunu ile milli formani 50 ci defe geyindi

Argentina 0-almaniya 4

argentina almaniya oyununu qollari tekrar tekrar izlemek isteyenkler ucun 2-3 defe her qol verilir

Yossi benayoun Celside


Israilli futbolcu benayoun Liverpuldan celsxiye transfer oldugunu aciqladi.FUtbolcunun neceye transfer oldugu haqqinda melumat verilmedi.Celsinin bas mesqcisi K.Ancelotti Benayoun haqqinda asagdaki sozleri dedi:
"benayoun yarimmudafiede bir cox xususiyyetlere malik bir oyuncudur"
benayoun Liverpulda 134 oyun kecirib.Benayounun celsi ile 3 illik anladigi bildirildi

2 Temmuz 2010 Cuma

Friedrich wolfsburga kecdi


Almaniya ve Herta berlin klubunun sabiq uzvu Friedrich Ikinci liqaya dusen herta berlin klubundan Wolfsburga transfer oldu.Wolfsburqun meneceri Dieter Hoeness, Friedrich'i transfer etdikleri ucun cox xosbext olduqlarini bildirdi.Friedrich Herta berlin klubunda 231 Almaniya milli komandasinda ise 76 defe forma geyinib.30 yasli tecrubeli mudafieci Wolfsburg ile 2013 e qeder anlasdi

Yaya toure city de


yaya toure 28 milyon avro qarsiliginda Barselonadan Mancester city ye transfer oldu.5 illiyine city formasi geyinecek olan futbolcu 3 heftelik tetilin ardindan sity ye qayidacaq.Mancester city nin bas mesqcisi Mancini Yaya tourenin kluba cox sey qatacagini soyledi

Toni genoada

Bavariyanin 33 yasli hucumcusu Luca toni Genoa ile anlasdi.

qarabag qelebe qazandi

qarabag qelebe qazandiAvropa Liqası
Birinci təsnifat mərhələsi (ilk oyun)

21:00. “QARABAĞ” (AZƏRBAYCAN) – “Metallurq” (Makedoniya) - 4:1

QOLLAR: Rəşad Sadıqov, 25-pen. (1:0). Əfran İsmayılov, 45 (2:0). Emin İmaməliyev, 84 (3:0). Georgi Adamiya, 90+2 (4:0). M.Simonovski, 90+4 (4:1)
QIRMIZI VƏRƏQƏ: Admir Teli, 51.
Hakimlər: İŞTVAN KOVAÇ, Mikloş İştvan Naqi, Radu Adrian Stefan Qinquleak, Ovidiu Alin Hateqan (hamısı Rumıniya).
Hakim-inspektor: Rocer Qifford (Uels).
UEFA nümayəndəsi: Patrik Uattebled (Fransa).
Bakı. Tofiq Bəhramov adına Respublika stadionu.

QARABAĞ: 1. Fərhad Vəliyev, 4. Zaur Həşimov, 8. Aslan Kərimov (k) (7. Namiq Yusifov, 66), 22. Əfran İsmayılov, 14. Rəşad Sadıqov, 24. Admir Teli, 25. Ansi Aqolli, 9. Elvin Məmmədov (13. Samir Abbasov, 54), 6. Rəşad Sadiqov, 11. Rauf Əliyev, 77. Georgi Adamiya.

METALLURQ: 1. Yordan Georgievski, 4. Ertan Demiri, 5. İqor Kralevski, 6. Milan İlievski (3. Qoran Boqdanoviç, 64), 9. Yovan Kostovski, 10. Milan Dyuriç, 18. Bojan Mihayloviç (8. Marko Kostanovski, 70), 20. Mile Kristev, 21. Mile Petkovski (15. Marko Simonevski, 77), 24. Aleksandr Tenekedziyev, 28. Miroslav Vays (k).

Artıq hər iki komanda meydanda oyun qabağı son məşqini edir.

Oyun başladı

3. Makedoniyalıların künc zərbəsindən sonrakı zərbəsi birbaşaqapıya getsə də, son anda Elvin topu qapı xəttindən çıxardı.

Oyun qarşılıqlı hücumlarla keçsə də, qapılar qarşısında real təhlükə yaranmır

15. Adamiyanın uzaqdan zərbəsi qapıdan yan keçir

17. Aslan hesabı açmağa yaxın olsa da, onun qüvvətli zərəbəsini qapıçı son anda qaytarmağı bacardı

20. Elvinin təhlükəli zərbəsini qapıçı son anda kornerə çıxardı

22. Qonaqların əks-hücumu zamanı Dyuriçin zərbəsi qapıdan azca yan keçdi.

24. Adamiya cərimə meydançasına daxil olarkən rəqib müdafiəçi onu yıxdı. Hakim penalti təyin etdi.

25. Rəşad Sadıqov və qooooooooooooollll - 1:0

32. Admir Teli sarı vərəqə alır

34. Adamiya rəqibi gözəl əks-hücumda yaxalasa da, son anda topu itirdi

36. Vaysın künc zrəbəsindən sonra yaxın məsafədən başla dəqiqə zərbəsini Vəliyev tutur

"Qarabağ" hücum edən tərəf olsa da, arabir qonaqlar da əks-hücumlar təşkil edir. Amma hücumların heç biri kəsərli alınmır

45. Qoooooooooooooooool. Əfran gözəl qola imza atır - 2:0

Əfran Sadıqovun ötürməsindən sonra qapıçın irəli çıxmasından istifadə edərək, topu onunbazı üzərindən tora göndərir

Birinci hissə başa çatdı

İkinci hissə başladı

51. Teli növbəti kobudluğa görə birbaşa qırmızı vərəqə ilə cəzalanır

53. Fərhad Kostovskinin yüsfaizli qol imkanından yararlanmasına icazə vermir

54. Elvin Məmmədovu Samir Abbasov əvəzlədi

Komandamız azlıqda qalandan sonra artıq ehtiyatlı oynamağa başlayıb və əks-hücumlara bel bağlayır. Qonaqlar isə səfər qoluna imza atmağa çalışır.

64-cü dəqiqə. Rəqibin heyətində ilk əvəzləmə hücum yox, müdafiə xətti ilə bağlı olur. İliyevskinin yerinə meydana Qoran Boqdanoviç daxil olur.

66. Aslanın əvəzində Namiq Yusifov meydana daxil olur

68. Fərhad komandamızı real qoldan xilas edir. O, üz-üzə qaldığı Kostovskinin zərbəsini qaytarır. Təkrar zərbəyə isə Rəşad Sadıqov imkan vermir.

70-ci dəqiqə. Makedoniyalılar ikinci əvəzləməsi reallaşır. Yarımmüdafiəçi Marko Kostanovski həmkarı Boyan Mihayloviçin yerinə meydana daxil olur.

75. Rəşad Sadiqova sarı vərəqə göstərilir

76. Fərhad növbəti dəfə komandamızı real qoldan xilas edir. O, rəqibin cərimə zəərbəsindən fərqlənməsinə imkan vermir.

76. Əfran İsmayılovu Emin İmaməliyev əvəzləyir

77. Marko Simonevski Petrovskinin əvəzində meydana daxil oldu

82. Adamiya da sarı vərəqə ilə cəzalandırıldı

84. Qoooooooollll. Emin İmaməliyev uzaqdan zərbəylə möhtəşəm qola imza atır - 3:0.

90. Ertan Demiri sarı vərəqə alır

4 dəqiqə əlavə vaxt təyin edilir

90+2. Qoooooooooooooll..Adamiya Eminin ötürməsindən sonra daha bir qol vurur - 4:0.

90+3. Simonovski hesab arasındakı fərqi azaldır - 4:1.

Matç başa çatdı





banner

banner
desert operations